Kassandra’nin Laneti
Gercekten gelecegi gorenler ise, Kassandra’nin lanetine ugrarlar. Onlar olacaklari gorurler, ama kimse dediklerine inanmadigi icin gelecegi sekillendiremezler. Bilindigi gibi, Yunan mitolojisindeki Kassandra, Apollon’u aldattigi icin onun tarafindan cezalandirilmistir. Gelecegi gormekte, soylemekte ama ona kimse inanmamaktadir. Truva’nin dusecegini, Atin bir hile oldugunu soyler, ama ona kimse inanmaz.
Gunumuzun Kassandralari, toplumsal egilimleri gorenler, yasanan ana uzaktan bakabilenlerdir.
“Bir imparatorluk kurmak ancak halklari etnilere, dillere gore bolmekle ve onlari birbirine karsi kullanmakla olur. Buna ulusun tanimindan, dili, dini, etniyi, kulturu, tarihi dislayan, gercekten insan haklariyla ozdeslesmis bir yurttaslik haklari anlayisina dayanan bir demokratik cumhuriyet projesiyle dur denebilir. Bu basarilmadigi takdirde Ortadogu bir halklar mezbahasina donecektir” diyoruz. Dinleyen yok.
Herkes Avrupa Birligi’ne giriyoruz diye pembe hayaller goruyor. Sosyalistler “Demokratik Cumhuriyet de neymis canim, biz sosyalist cumhuriyet icin savasiyoruz” diyorlar, isci sinifini tecrit ediyor, ekonomizme mahkum ediyor, toplumu perspektifsiz birakiyor. Kurt burjuvazisi, “kim simdi demokratik cumhuriyet ile ugrasacak iste dunyanin en buyuk gucu bizi destekliyor, herkes gibi biz de devletimizi kurariz, kimse de kilimiza dokunamaz” diyor ve Kurt koylulugunu kendi besinden suruklemeye basliyor. Turk burjuvazisi ve ordusu, PKK’yi tasfiye edersek bu is bitti sayilir hesabini yapiyor. Eger bu gune kadar bur Turk Kurt catismasi cikmadiysa, Bunun Kemal Pir’lerin, Deniz Gezmis’lerin, Ibrahim Kaypakkaya’larin yuzu suyu hurmetine oldugunu, onlarin orneginden beslenen ve bu gelenegi savunan Ocalan ve PKK sayesinde oldugunu gormuyor ve tam bir inkarcilikla ABD ve Avrupa’nin planlarina destek cikiyor. Ocalan’in etkisi bittigi, PKK tukendigi gun, Turkiye dahil Orta Dogunun bir mezbaha olmasini engelleyecek hicbir guc kalmayacagini kimse gormek istemiyor.
Dokunulmaz kilarak oldurme, Dogunun eski gelenegidir. Kendisini sozde dokunulmaz tabu kilan orgutu bile Ocalan’a karsidir bu gun. Ocalan’in dediklerini ciddiye alan yok. Butun Kurt basini ve yayinlari yirmi dort saat Ocalan’a karsi fikirlerin propagandasini yapiyor. Ocalan’in “Demokratik Ulusculuk” dedigi, Devrimci demokrasinin, ulusu dile, dine,etniye, tarihe gore tanimlamayi reddeden ulusculugunu aciktan savunan ve etniye, dile, dine dayanan ulusculuga karsi aciktan bir ideolojik mucadele yurutup saldiri inisiyatifini ele alan bir Allahin kulu yok.
Bu iki ulusculuk sanki bir arada olabilirler ve birbirlerini desteklerlermis gibi koyuluyor. Bu anlayisla, Ocalan’in orgutu, Kendal’larin, Umit Firat’larin yazdigi bildirileri destekliyor. Aymazlik oyle ki, en bilincli bilinenler bile, bunda ne varmis, diyebiliyorlar ve icsel uzlasmazligi gormek istemiyorlar.
Defalarca yazdik, burjuvaziyi kaybetmeden ve burjuvazi tarafindan kaybedilmeden diger ezilen halklari ve siniflari kazanmak mumkun degildir. Bu ise kesinlikle demokratik bir ulusculukla olabilir. Ulusu, yani devleti, yani politik olani dile, dine, etniye, soya gore tanimladiginiz an, burjuvazi tarafindan kazanilmis olursunuz ve ezilenleri kazanamazsiniz. Yirminci yuzyilin butun sosyal mucadelelerinin bu dersini kimse hatirlamak istemiyor.
Ocalan’in su cigligini iyi isitin ve unutmayin:
“Ben simdiye kadar baris icin elimden gelen her seyi yaptim. Hukumet beni ciddiye almiyor, Kongra Gel de beni ciddiye almiyor. Bir agir tecrit hukumlusunun bu konularda bu kadar konusmasi dogru degil. Ben Kurt ve Turk halkinin ihtiyaclarini dusunerek bunu yaptim. Ama bundan sonra nefesim yetmiyor. Gucumun yetmemesinden ziyade, bahsettigim dort ozellik nedeniyle fazla anlamli bulmuyorum. Yirmi yil, otuz yil mucadele verdim, ancak bu kadarina yol actim.
“Benzeri seyler 1948’de Filistin’de de oldu. Sonuc korkunc savaslardir. Israil’i nasil Araplara karsi savastirip Araplari mahvettilerse, burada da yurutulen, iti ite kirdirma politikasidir. Turk-Kurt savasi basliyor, ABD iki tarafi kullaniyor. AB de kullanacak. Ben bunun onlenmesi icin caba harcadim. Basbakan eger halkini dusunuyorsa adim atar.”
Ocalan da gelismelere bir parca olsun uzaktan bakanlar gibi, felaketi haber veriyor ama onu kendi orgutu dahil kimse dinlemiyor.
Gercek onder sadece belli bir kitlenin egilimlerini ifade eden degildir, gercek lider, gereginde, tarihsel egilimleri gorerek, kitlenin egilimlerine karsi durmayi, Kassandra’nin lanetine ugramayi bilendir.
Sunu hic unutmamali: Kassandra’nin soylediklerini dinlemeyenler, tanrilarin, lanetine ugramaktan kurtulamazlar. Yani modern toplumun diliyle, toplumsal siniflarin ve egilimlerin lanetine.
11 Ocak 2005 Sali